17° Açık

‘HASTA ADAM’ ÖLDÜ MÜ?

YAZARLAR - Ocak 29, 2020 20:02 A A

‘HASTA ADAM’ ÖLDÜ MÜ?
‘Hasta adam’ son dönemde Osmanlı Devleti için bu tabir kullanılırdı. Peki, ‘Hasta Adam’ öldü mü? Uykuya mı daldı?
İnsanlar için yüzyıl veya yüzyıllar çok uzun zamandır ama devletler için bu zaman dilimleri fazla uzun sayıl(a)maz. Devletler de her canlı gibi varsayıldığına göre onların da her canlı gibi diri, hasta ve ölüm zamanları vardır. Osmanlı devleti de tıpkı diğer Türk devletleri ve diğer devletler gibi bu dönemleri geçirdi ve ömrünü tamamladı. Yine diğer Türk devletlerinde olduğu gibi giden devletin yerine ölen devletin yetiştirdiği insanların kurduğu yeni bir devlet geldi. Yanlışı ve doğrusuyla, günahı- sevabıyla kurulan yeni devletimiz yakında yüz yaşını tamamlayacak. En başta da söylediğimiz gibi bir asır bizler için uzun olsa da devletler için pek uzun sayılmaz.
Kurulduğu günden bugüne kadar bazı evrimler geçiren devletimiz son dönemlerde ağır kumpaslara ve derinliği belli olmayan çukurlara çekilmek isteniyor. Bunun yanı sıra devletimizin temek dinamiği olan milletimiz de ameliyat masasına yatırılmış ve üzerinde çeşitli operasyonlar yapılmak suretiyle içinden çıkılmaz bir hale sokulmak isteniyor. Amaç ve hedef bellidir. Peki, bu ‘hasta adam’ bugün ne haldedir?
O günlerde dünyanın üç kıtasında hâkim olan dördüncü kıtasından vergi alan ‘hasta adam’ son dönemlerinde kendine bir rota belirlemeye çalışmıştı. Bu rotada bazı kanunlar uygulamaya konulmuştu. Bunları uygulayacak da yeni yönetimler belirlenmişti. Bir birine düşman görünen ama son noktada bakıldığı zaman amaçları; ‘devletlerini bir gün daha fazla yaşatmanın’ olduğu bu yönetim kadroları bazıları için bazen hain bazen de vatansever olarak tanındılar. Bizler fark edemesek de yabancılar zaman geçince bunların birbirine düşman değil aksine birbirinin devamı olan kişiler ve zihniyetler olduğunu anladılar. (O dönemdeki batılı veya Ermeni yazarların çoğu gelenlerin gidenleri arattığını tespit edip ona göre yazılara kaleme almışlardır.)
Mesela; Tanzimatçıları görevden uzaklaştıran yüce Sultan 2. Abdülhamit Han onların uygulamak istediklerinin çoğunu devam ettirdi ve yaptı. ( askeri okullarda ve diğer açılması gereken kurumların kurulmasıyla beraber ödenemeyecek borçların tasfiyesi ve yapılandırılması vb.) Akabinde, 2. Abdülhamit hanın yerine gelen İttihatçılar onun yarım bıraktığı yerden ondan daha şiddetli devam ettiler. ( devletin dünya savaşına hazırlanması ve askeri teşkilatın düzenlenmesi vb.) Ondan sonra göreve gelen Cumhuriyet yönetimi de onların bıraktığı yerden görevi teslim almadılar mı? Buna en bariz örneği kimlerinin vatan hainliği olarak gördükleri ‘harf inkılabını’ örnek vererek yazımıza devam edebiliriz. Ki, 2. Abdülhamit han bunun alt yapı çalışmasını yaptırtmış ve o dönemde devletler bir dünya savaşına hazırlandığı için bu çalışma yarım bırakılmış. Veya Kur’an-ı Kerim’in Türkçeye çevrilmesinin 2. Abdülhamit Han döneminde yapıldığını öğrenince onun ardından gelen yönetimin bunu gerçekleştirmesi de amiyane tabirle ‘torbadan çıkan’ kanun değil önceden planlanmış bir çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hatta Osmanlı’nın son dönemlerinde ki toprak kayıplarını, o dönemde alınamayan veya alınmayan tedbirleri son çeyrek yüzyılda Sovyetler birliğinin dağılma sürecinden sonra (bağımsız devletler topluluğunu kurmak için toprak kayıplarına nasıl müsaade ettiyse.) ‘Yaşayarak gören biri olarak’ diyebiliriz ki; ‘Osmanlı Devleti kendine bağlı ama hâkim olamadığı toprakları yeni kurulacak devlete yük olmasın diye verilmesine veya kaybedilmesine göz yummuştur.’ Varsayımı yaparsak bu konuları çok mu abartmış oluruz.
Bu varsayımlardan veya paragraflardan bizlerin çok hayalperest olduğumuz tanımı çıkabilir ki, bugün cumhuriyete düşman olanların ve at gözlüğüyle olaylara bakanların bizlere böyle damga vurmaları normaldir. Fakat günümüzde devleti savunanlar la devletin yıkılmasını isteyenlerin oluşturdukları cephelere bakınca onların bize böyle bir etiketle birleştirmesi de pek tabi ki normaldir.
Bugün baktığımızda ise ‘hasta Adamın torunları’; İpek yolunun en uç noktasından Avrupa’nın en uç noktasına kadar, Afrika’nın en ücra köşesinden, Sibirya’nın en dip noktasına kadar camiler inşa etmekte ve dün olduğu gibi bugün de dünyanın dört bir tarafında zalimle bıçak bıçağa kavga vermektedir. Bugün kim diyebilir li Türk ordusu savaşmıyor. Kim diyebilir ki Türk milleti boş duruyor. Veya kim iddia edebilir ki Türk milletinden başka herhangi bir millet Allah yolunda cihat ediyor!
Kollarına serumla hastalık enjekte edilmeye çalışılan ‘hasta adamın torunları’ artık hastalığı atlatmanın arifesinde!
Allah, bu devletin ve milletin düşmanlarına fırsat vermesin…
Allah, bu milleti her daim güçlü kuvvetli kılsın…
Ve müjdeler olsun ki; ‘Muhammed’in ordusu’ bugünlerde dünyayı zalimlere dar edecek!
Fatih KAPLAN 01.10.2018

YAZARLAR - 20:02 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    Tokat’ta Üretilecek 26 Ülkeye İhraç Edilecek
    TOKAT’TA ÜRETİLECEK 26 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLECEK! Tokat Organize Sanayi Bölgesinde 150 Milyon Dolarlık yatırımla Modüler Prefabrik Üretim Merkezi kuruluyor. Yaklaşık 500 kişinin istihdam edileceği üretim merkezinde üretilen prefabrik ürünler 26 ülkeye ihraç edilecek. Tokat’a yatırım yapacak olan DMT Modüler Prefabrik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Aydoğan, Yönetim Kurulu Üyeleri Burak Aydoğan ve Ahmet Aydoğan Tokat […]
  • 02
    Halil İbrahim Sezer: Kağıt Bardak
    Kağıt bardak Bugün karşılaştığım güzel bir yazıyı siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim. Belki birçoğunuz benden önce bu hikayeyi okumuşsunuzdur, ama hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum. Neyse, lafı fazla uzatmadan hikayeye geçeyim Bizim Nasreddin Hoca çok önceden söylemişti ama hatırlatalım… Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması istenmişti. Elinde kağıt kahve bardağı ile kürsüye çıktı ve […]
  • 03
    Zeynep Naz Çiçek Kicks Boks Şampiyonasından Madalyayla Döndü
    Yaşamboyu Spor Külübü sporcusu Zeynep Naz Çiçek daha önce kazandığı başarılarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda Zeynep Naz Çiçek Türkiye üçüncüsü oldu. 60 kg Genç Point Fighting branşında maça çıkan Yasamboyu Spor Kulübü sporcusu Zeynep Naz Çiçek 1-9 Temmuz 2024 tarihleri arasında Konya Karatay Fuar ve Kongre Merkezi yapılan Türkiye Kick Boks turnuvasında […]
  • 04
    Fatih Kaplan: Siyaset Kazanı Kaynarken Beklenen Kişi Ağıralioğlu’mu?
    Siyaset kazanı kaynıyor Millet son zamanlarda Hükümetin ekonomik programlarından, muhalefetin tutarsızlığından, sağ muhalefetin için düştüğü çıkmazdan, aile kavramının gittikçe ağırlaşan hem yaşam hem de sosyal boyuttaki çıkmazlarından ve yarına dair umutlarının suya düşme endişesinin depreştiği bugünlerde siyasi atmosferi gözümüzün önünde yeniden şekillenmesini kaçırıyoruz. Bu duruma gelmesinde son iki seçimin sonuçları iyi okunmalı. Özellikle son yerel […]
  • 05
    Ayten Turan Yazdı: Cihet Beldesine Mercekten Bakış
    CİHET BELDESİNE, MERCEKTEN BAKIŞ 1522 Tarihinde Çeged 1928 Kayıtlarında Ceget sonra ki dönemlerde dilimize Ceğet olarak kalan, Tokat’taki birçok köy isimlerinin Rum ve Osmanlıca ya da Arapça olduğu gerekçesiyle, köyün diğer isimleriyle aynı Türkçe manada olan bugünkü, ismi Cihet, yani YÖN anlamına gelen kendi köyümü mercekten bakarak kaleme almak istiyorum. Herkesin köyü kendine güzeldir, iyisi […]