11° Parçalı az bulutlu

Meryem Kaplan Yazdı: Enerji Bedenleri Zihinsel Beden

YAZARLAR - Nisan 5, 2021 10:43 A A

Sübtil bedenler ya da enerji bedenleri; zihinsel beden

İnsanda dört tane enerji bedeni vardır.

1-     Fizik beden

  1. Eterik beden
  2. Duygusal yada astral beden
  3. Zihinsel beden
  4. Ruhsal beden

Bu haftada ki konumuz zihinsel  beden. Zihinsel bedenimiz hangi işlerden sorumludur ve görevi nedir? Titreşim hızı diğer bedenlere göre ne kadar fazla?  Düşüncelerimizin temeli neye dayanıyor?  Yaşadığımız hayatı ve ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Ruhsal bedenimizin enerjisi , zihinsel bedenin enerjisine mi bağlı ? Hastalıklarımıza etkisi nedir?  soruların cevaplarını beraber arayalım

Zihinsel beden ; ruhsal ve fiziksel bedenimizin  sağlık sorunlarını, duygularımızı, yaşam tarzımızı, ikili ilişkilerimizi, seçimlerimizi, iş performansımızı, karakterimizi  en çok etkileyen enerji bedenidir. Zihinsel bedenimizin  ana işlevleri bilgi almak, işlemek ve iletmekle ilgilidir. Zihinsel beden aynı zamanda öğrenme yeridir, öğrenme ve iletişim süreçleri inanılmaz bir hızla gerçekleşir. Zihinsel beden depolama alanıdır. Geçmiş anılar ve eski bilgiler zihinsel bedende  depolanır. Zihinsel beden hangi bilginin yada hangi anının depolanacağına kalbe bakarak karar verir.

 

Ruhsal bedenden sonra titreşim hızı en yüksek enerji bedenimizdir. Ruhsal bedenimiz, fiziki bedenimizde hapsolmuşken zihinsel bedenimiz ise var olan bu özgürlüğü sonuna kadar kullanarak ikili ilişkilerde kimlerle sorun ya da güzel olaylar yaşadıysa onların zihinlerinde gezerek olayları tekrar tekrar yaşayıp durur.  O yüzdendir ki  kafası karışık odaklanamayan insanlar için şu ifade kullanılır “bedenin buradaysa aklın nerede”. Bu  söz  zihinsel bedenin hızından dolayı birçok yerde olma potansiyelini ifade eder. Şimdi uzakta olan bir arkadaşımızı düşünürken bir kaç dakika sonra geçmişteki bir anıyı hatırlayıp olayı yeniden yaşarız veya saniyeler içinde gelecek ile alakalı hayaller içinde  bulabiliriz kendimizi. Zihin bedenimiz başka zihinlerde gezerken fiziki  beden sanki otomatiğe alınmış makina gibi rutinlerini yapmaya çalışır. Lakin bu eylemde zihnin “anda kalma” dikkat  algısı kapanır, göz bakar ama göremez, bunun sonucunda dikkat eksikliğine bağlı sorunlar başlar ( kazalar, kayıplar….vs) olumsuz duygular zihinsel bedeninizin titreşim hızını düşürürken olumlu düşünceler titreşim hızı artırır.   Zihin bu kadar hızlı hareket ederken onu kontrol etmek mümkün mü? Evet mümkün duygularını kontrol eden zihnini de kontrol edebilir.

Düşünceler mantıksal olarak zihinsel bedenle ilişkili olsa da, düşüncenin ilk  tohumları  duygu olarak kalbe ekilir. Düşüncelerimizin temelini kalbimizi derinden etkileyen duygular oluşturur.  Çünkü kalbin etkilenmesi yaşanılan duygunun (sevgi, aşk, öfke, intikam, değersizlik, nefret…) şiddetine bağlıdır. Olaylar, insanlar, müzik, bilgi, söz,  savaş, kavga,  çiçek, hayvan…konu ne olursa olsun. . Kalbimizde biriktirdiğimiz duyguları zihinsel bedenimiz  hislere dönüştürerek  şekillendirir ve duygularımız  zihinsel bedende ete kemiğe bürünür.   Ünal Güner’in dediği gibi” kalbin iman ettiğine bilinçaltı secde eder”. Bilinçaltının çalışma prensibi  bu kıymetli cümle de saklıdır.

 

                Zihnin düşünce  temelini oluşturan materyaller  şunlardır.

  • Beş duyudan gelenler (görme, duyma, dokunma, koklama, tat alma) zihin onları alır,  özümser ve sentezler.
  • Kalbe ekilen duygu tohumları “inançlarımız”
  • Kaplten gelen ve duygusal bedende  kontrol edilemeyen duygular korku, heyecan, aşk, sevgi, kaygı…..

Her duygunun bir titreşim frekansı vardır. Hisler, duyguların titreşimini yakalar ve şiddetine göre onları somutlaştırır yani artık o duygudan emindir. Duygunun doğru olduğuna dair son mührü ise hisler vurur. Şu sözü çoğumuz kullanmışızdır “evet artık hissediyorum ki o benden nefret ediyor yada beni çok seviyor” hislerimize de göre artık davranışlarımız şekillenmeye başlar. Konu ile alakalı bir kaç örnek verirsek . Bir çiçek bahçesindesiniz farklı kokularda çiçekler var ama bir çiçeğin kokusundan ve görselinden çok etkilendiniz. Kalbinizde oluşan duygular mutluluk, huzur ve sevgi siz ne zaman bu çiçeği görseniz bu duygular yeniden ortaya çıkacaktır ya da ne zaman bu duyguda olsanız o çiçeği de hatırlayacaksınız. Zihin, çiçek ve duyguları birbirine bağlayıp kodlar. Üç ya da dört yaşlarında bir çocuğa sahipsiniz yere düştü dizi kanadı.   Eşiniz, anneniz, babanız, kardeşiniz … her hangi biri size bir çocuğa sahip çıkamadın sen kötü bir annesin, beceriksiz bir annesin, sen çocuk bakmayı bilmiyorsun dedi. Bu olay birkaç kez tekrarlanmış olsun. Bu sözlerle beraber kalbinizde üzüntü oluşacak. Üzüntüye istinaden gelişen duygularınızda beceriksiz ve kötü bir  anne olduğunuza dair inancınız  ortaya çıkacak ve çocuğunuz her düştüğünde bu duyguları yeniden hatırlayacaksınız. Size bu sözleri söyleyen insanları her gördüğünüzde bilinçaltınız duyguyu yeniden ortaya çıkartacak ve kalbinizde aynı acıyı hissedeceksiniz. Çünkü zihniniz, kalbinizin önemsediği duyguyu dikkate alıp  olayı sürdürerek tekrarlar. İnandığınız bu beceriksiz anne karakterine uygun işler yapmaya başlarsınız. Kendinize olan güveniniz zayıflar. Yapmanız geren anneliği de “ben nasıl olsa beceriksiz anneyim” diye düşünerek yapamaz hale gelirsiniz.                                                              O kadar çok örnek var ki çoğaltılacak ama ne demek istediğimi siz zaten anladınız. Çünkü adı farklı ama konusu ortak, kalbimizde doğumuna şahit olduğumuz olumsuz duyguların  ruhsal ve fiziksel bedende yarattığı tahribatlar her birimizde farklıdır. Bu tahribatları azaltmanın ya da tamamen yok etmenin elimizde olduğunun farkına vardıysak bize sadece değişim için karar vermek kalıyor.

Öncelikle şu mevzuyu çok iyi idrak etmenizi istiyorum. Bir düşüncenin herkes tarafından doğru kabul edilmesi, gerçekte de o düşüncenin doğru olduğu anlamı taşımıyor.  Bilinçaltı temizlikleri yapılınca sorunların ortadan kalkacağına inanan veya bilinçaltı kodlamalarının peşine düşen insanlara göremedikleri hakikati gösterelim.  Bilinçaltı duygunun doğduğu yere yani kalbe bakar. Kalp halen olumsuz  duyguyu dün gibi yaşıyorsa istediğiniz kodlamayı yapın sadece geçici çözümler üretirsiniz. Olumsuz duygu bilinçaltında çözümlenemez ancak yüzleşme tekniği ile olay ya da kişi değersizleştirilir ve o duygu kalpte önemsiz hale getirilir ise zihinsel beden içinde artık o olay ve duygu önemsiz hale gelir.

Duygularımızın hastalıklarımıza etkisi nedir? hangi duygu hangi hastalığa sebep oluyor? Bu sorularla yazımıza  haftaya devam edeceğiz.

Sorularınızı iletişim adreslerine gönderebilirsiniz.

instagram:@holoterapistt                                                                                                                                 mail adresi: kaplanmery@hotmail.com

 

 

YAZARLAR - 10:43 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    Fatih Kaplan: Erbaa’dan Çeçenistan’a Giden Altın Bileziğin Öyküsü
    Dudayev’e Erbaa’dan Giden Altın Bileziğin Öyküsü Çeçenistan’nın bağımsızlık mücadelesi verdiği yıllardır ve dünyanın her tarafından yardımlar ulaştırılmaya çalışılır. O günlerde Erbaa’da bir yardım kampanyası düzenlenmek istenir, öncülüğünü Erbaa Radyo Televizyonu ve onun sahibi olan Hasan Ergöçmen’nin yaptığı bir organizasyon teşkil edilir. Fakat devlet olarak Rusya ile olan ilişkilerimizden dolayı Çeçenistan adına kampanya düzenlemek imkansızdır. Çare […]
  • 02
    Tokat Valisi Numan Hatipoğlu Erbaa Organize Sanayii Bölgesiyle İlgili Bir Basın Açıklaması Yaptı
    Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, bugün Erbaa’da ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir basın toplantısı düzenledi ve son günlerde bazı sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamalara dair basın mensuplarına bilgi vererek konuya ilişkin basın açıklaması yaptı. Hatipoğlu’nun basın açıklamasında, Erbaa Kaymakamı İsmail Altan Demirayak, Erbaa Organize Sanayii Bölgesi başkanı S. Selçuk Barsbay ve Erbaa Belediye Başkanı […]
  • 03
    Fatih Kaplan: İki Başarılı Devlet Adamımız Varolsunlar
    İki Başarılı Devlet Adamı Bugün ki köşe yazımı şehrimize hizmet için atanmış iki Devlet adamımıza ayırmak istedim. İlki Tokat Valisi Numan Hatipoğlu. Sayın valimizi göreve geldiği günden bugüne değişik demografik ve sosyolojik yapıdaki şehrimizin hemen hemen her noktasında gece gündüz demeden hizmet etme gayretinde görüyoruz. Ülkemiz ve milletimiz yakın dönemde zor sınavlardan geçti ve bunların […]
  • 04
    Solaklı’da Bir İlk: Kadın Başkan Seçildi
    SOLAKLI’DA BİR İLK: KADIN BAŞKAN SEÇİLDİ   Trabzon’da üç mahalleyi bir araya getiren, Kurucu Başkan Nizamettin Bilici’nin aday olmadığı Karaçam Uzuntarla Köknar Eğitim ve Yenilik Derneği (KUKDER) 1. Genel Kurulunda Bahar Şeker, Dernek Başkanı olarak seçildi. Divan başkanlığını Nizamettin Bilici’nin yaptığı genel kurulda, Bahar şeker ve Dursun Ali Kabaoğlu üye, Ercan Dursun katip üye olarak […]
  • 05
    Eray Koral’dan Vatandaşa Bayramda Yerel Esnaftan Alışveriş Çağrısı
    Erbaa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Eray Koral yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Ahilik kültürünü ve “Hakka hizmet, halka hizmet” anlayışını benimseyen her bir esnaf ve Sanatkarımız, başı Rahmet, ortası Mağfiret sonu Cehennem azabından kurtuluş olan On Bir Ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Ramazan ayı boyunca vatandaşlarımıza en güzel […]