25° Açık

UĞUR’DAN, DESTANLIK FIRAT’A DESTAN

YAZARLAR - Mayıs 25, 2020 17:54 A A

Bugün sizlere iki ‘gönül erinden’ bahsedeceğiz: Fırat Yılmaz ÇAKIROĞLU ve Uğur DEMİREL.
‘Fırat Yılmaz Çakıroğlu’ ismi 20 Şubat 2015 tarihine kadar Türkiye’de yaşayan milyonlarca insandan birinin adıydı. O gün onun adı vatanı için şehit olan binlerce Ülkücü şehidin yanına yazılınca onun adını melekler Arşa yazdı.
‘Uğur Demirel’ ismi de yine Türkiye’de milyonlarca gençten sadece biri. Onun adını da bizler ilk olarak yazdığı dörtlüklerden duyduk. Sonrasında Ülkücü Hareketin, şimdilik son şehidi Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na yazdığı bir destanla duyduk.
Destanlar kolay oluşmaz, kolay olmaz. Bir işin veya olayın destan olabilmesi için, yapılan işin çok olağanüstü olması lazımdır. Mesela; Kürşat ve arkadaşları destan yazmıştır. Kanlarıyla! Türk milleti nice destanlar yazmıştır. Hem canları hem kanlarıyla! Dünyaya düzen getirme yani Nizam-ı Âlem Ülküsü bir destandır. Kurtuluş savaşı bir destandır. 1944 hareketi bir destandır. Sesken öncesi verilen mücadele bir destandır. 15 Temmuz hakeza bir destandır.
Hiçbir Allah’ın kulu bunlara destan değildir diyebilir mi?
Yakın tarihe baktığımızda, Ruhi Kılıçkıran’dan günümüze kadar verilen Ülkücü hareketin mücadelesi bir destandır. Fırat Yılmaz Çakıroğlu’da Ege üniversitesinde bölücülerin isyan hareketlerine karşı gelmiş. Ortalıkta hiç kimse yokken bedenini siper etmiştir. Bu onun ölümsüler kervanına bilet almasıdır. Tıpkı ataları Kürşat gibi, Osman Batur, Ruhi Kılıçkıran, Yusuf İmamoğlu gibi. O da o gün kendini siper etmiş, canını vermiş fakat devletinin bölünme isteklerine razı gelmemiştir. O gün bayraklaşmıştır. İşte size yakın tarihin destanı!
İşte bu destanların birde tarihe not düşülme ve ölümsüzleştirilme işi vardır. Bunu da kim yapacaktır? Bu iş, devletini ve milletini karşılıksız seven insanların işidir. Onlar her şeye rağmen, tüm taraf ve bitarafların ilgisizliğine rağmen. Allah rızası için kalemlerini oynatıp onların ruhunu şad etmek için harekete geçen gönül erleridir. Bugün, bazılarının çok konuşup, hiç bir şey yapmadığı, birilerinin çıkıp hareketin edebiyatını yapıp, harekete ihanetin planlarını yaptığı yerde, birilerinin çıkıp, yapılacakları engellemeye çalıştığı dönemde, meydana çıkıp, “Ben buradayım. Bizler buradayız. Varız ve var olacağız.” Demişlerdir. Destanın ilk bölümü Bafra’dan Türkiye genelinde yayın yapan ‘Edebice’ dergisinde yayınlandı ve ikinci bölümünü de bu dergide görmek bizleri mutlu etti. ‘Edebice’ dergisine bu yiğit kaleme yer verdiği için de ayrıca teşekkür ediyoruz.
İşte bugün, bizim kalemimiz bu destanı yazan genç insan için yazıyor.
‘Fırat Yılmaz Çakıroğlu Destanı’nın’ ilk bölümünü bundan birkaç ay önce okumuştuk. Heyecanla ikinci bölümünü beklerken bu ay da beklediğimiz ikinci bölüm Uğur Demirel tarafından kaleme alındı ve yayınlandı. Geleceğin ‘büyük şair adaylarından’ biri olarak gördüğümüz kardeşimizi canı gönülden tebrik ediyoruz. Onun bu destan çalışması bizleri hem mutlu ediyor hem de şevke getiriyor. Bizler, okudukça zevk aldığımız destanı sizlere duyurmakla müşerrefiz. Bizler, onun gibi gelecek vaat eden biriyle tanışmakla müşerrefiz. Bizler onunla aynı yolda aynı düşüncede olmakla müşerrefiz. Allah onun kalemine, yüreğine güç kuvvet versin. Kalemi kavi, gönlü huzurlu olsun. Bitmez davanın yılmaz savunucularına sizlere tanıtmak bizler için dünyanın en güzel işidir. Milletiyle barışık, milletine ve milletinin değerlerine hakaret etmeyecek insanları tanımak ta, tanıtmak ta bizlerin görevidir.
Siz okuyucularımız da, yarın bir gün size hakaret eden ‘sanatçı kılıklı dalkavuk’ duymak istemiyorsanız, ‘UĞUR DEMİREL’ adını aklınıza kazıyın. Destanının birinci bölümünden sizlere bir paraf sunup yazımızı bitirmek istiyoruz;
“Ey bozkır alazına rahmet getiren derman,
Destanını kanınla yazmak oldu hünerin!
Ey ölümü sevdiren, Yusuf yüzlü kahraman;
Mezarsız şehitlerin mezarı oldu yerin.
Kılıçkıran erlerin izinde gitti Fırat!
Ötüken yollarında Türk’ü diriltti Fırat!”

Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Allah, vatanını karşılıksız sevenlerin kalemini kavi eylesin.
Allah Türk milletini yüceltsin ve korusun.
Fatih KAPLAN 25.07.2018

YAZARLAR - 17:54 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    Tokat’ta Üretilecek 26 Ülkeye İhraç Edilecek
    TOKAT’TA ÜRETİLECEK 26 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLECEK! Tokat Organize Sanayi Bölgesinde 150 Milyon Dolarlık yatırımla Modüler Prefabrik Üretim Merkezi kuruluyor. Yaklaşık 500 kişinin istihdam edileceği üretim merkezinde üretilen prefabrik ürünler 26 ülkeye ihraç edilecek. Tokat’a yatırım yapacak olan DMT Modüler Prefabrik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Aydoğan, Yönetim Kurulu Üyeleri Burak Aydoğan ve Ahmet Aydoğan Tokat […]
  • 02
    Halil İbrahim Sezer: Kağıt Bardak
    Kağıt bardak Bugün karşılaştığım güzel bir yazıyı siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim. Belki birçoğunuz benden önce bu hikayeyi okumuşsunuzdur, ama hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum. Neyse, lafı fazla uzatmadan hikayeye geçeyim Bizim Nasreddin Hoca çok önceden söylemişti ama hatırlatalım… Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması istenmişti. Elinde kağıt kahve bardağı ile kürsüye çıktı ve […]
  • 03
    Zeynep Naz Çiçek Kicks Boks Şampiyonasından Madalyayla Döndü
    Yaşamboyu Spor Külübü sporcusu Zeynep Naz Çiçek daha önce kazandığı başarılarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye Kick Boks Şampiyonası’nda Zeynep Naz Çiçek Türkiye üçüncüsü oldu. 60 kg Genç Point Fighting branşında maça çıkan Yasamboyu Spor Kulübü sporcusu Zeynep Naz Çiçek 1-9 Temmuz 2024 tarihleri arasında Konya Karatay Fuar ve Kongre Merkezi yapılan Türkiye Kick Boks turnuvasında […]
  • 04
    Fatih Kaplan: Siyaset Kazanı Kaynarken Beklenen Kişi Ağıralioğlu’mu?
    Siyaset kazanı kaynıyor Millet son zamanlarda Hükümetin ekonomik programlarından, muhalefetin tutarsızlığından, sağ muhalefetin için düştüğü çıkmazdan, aile kavramının gittikçe ağırlaşan hem yaşam hem de sosyal boyuttaki çıkmazlarından ve yarına dair umutlarının suya düşme endişesinin depreştiği bugünlerde siyasi atmosferi gözümüzün önünde yeniden şekillenmesini kaçırıyoruz. Bu duruma gelmesinde son iki seçimin sonuçları iyi okunmalı. Özellikle son yerel […]
  • 05
    Ayten Turan Yazdı: Cihet Beldesine Mercekten Bakış
    CİHET BELDESİNE, MERCEKTEN BAKIŞ 1522 Tarihinde Çeged 1928 Kayıtlarında Ceget sonra ki dönemlerde dilimize Ceğet olarak kalan, Tokat’taki birçok köy isimlerinin Rum ve Osmanlıca ya da Arapça olduğu gerekçesiyle, köyün diğer isimleriyle aynı Türkçe manada olan bugünkü, ismi Cihet, yani YÖN anlamına gelen kendi köyümü mercekten bakarak kaleme almak istiyorum. Herkesin köyü kendine güzeldir, iyisi […]